
Durduk yere mutlu eder ya insanı; gayet sıradan ve olağan bir şey bazen..
İşte onları bir araya topluyoruz, kocaman bir “Mutlu Şeyler” listesi yapıyoruz!
Yorgun argın otururken, kara kara karamsarlamışken, içinizi fenalıklar basmışken bile,
söyleyin bakalım ne gülümsetir sizi?





Sabah uyanıp işe geç kalacağını anladıktan sonraki yaklaşık 3 dakika…
Tupturuncu bir kedi. Susam’dan daha canlı bir turuncu. Sokakta, artık her yer gördüğüm, gördükçe gülümsediğim su kaplarından (bu seferki teneke bir peynir kutusu) su içmekte kana kana. Minik bir dil, suyun içine hızlı hızlı batıp çıkıyor. Onun “kana kana”sı da o kadar işte.. Sonra napıcak bilmiyorum. Öncesinde napıyodu onu da bilmiyorum. Ama şu anda susamış, su bulmuş, su içiyor, ihtimal o ki güvende hissediyo kendini, mutlu hatta belki de. Bende uyanansa müthiş bir şefkat duygusu. Ve kocaman bir gülümseme.
duşta kaşınan sırtıma 44 derecelik tazyikli sıcak suyun değmesi
neden 45 değil de 44 derece diye soranların düşüncelerini hissetmek
45 can yakıyo o bir derece farkediyo diyebilmek
tam da simdi denizin dibinde olmak… soguk bir kadeh sarap… sevdiginin birden arkandan sarilip seni opmesi…
iş seyahatine çıkan eşinizin’Ben geldiiiiimmm sevgilim ‘diyerek kapıda belirmesi…
Pazar günü, babamın mangalın başında olup bütün bir akşam yemeğinde annem ben babam ve kardeşim sofraya maaile oturmanın keyfi….
3 beyaz: pofuduk Simpsons bulutları, akıllı akıllı bakan martılar, neşeli ve zarif papatyalar.
sınav sonucunuzun beklediğinizden bir net fazla gelmesi:))
demek ki sınavda doğru şıkkı işaretlemişsinizdir:))
- memleketteki (ve dahi memleket dışındaki) bütün kötü olaylara, haberlere inat bu sayfanın devam ettiğini görmek…
Bu sayfa devam ediyor ama, aslında hakettiği gibi devam etmesi için ya profesyonel çok büyük bir ekip gerekiyor, nerede ne olup bittiğini, herkesi mutlu edebilecek haberleri bulup bu sayfaya taşıyacak, ya da anladığım kadarıyla bu sayfa oluşturulurken hedeflendiği gibi SİVİL TOPLUM bu işi üstlenecek. Öyle bir üstlenecek ki, politikacıların kavgalarına, kötü yönetimlere, her türlü krize inat memleketimizde olup biten, içimizi ısıtan, yüzümüzü güldüren, göğsümüzü kabartan, kaybolduğunu sandığımız insani değerlerin hala var oldugunu hatırlatan, ama medyada pek yer almayan olaylar bu sayfada yer bulacak. Öyle bir üstlenecek ki, başbakanlar bile bakbuiyihaber’i okumadan güne başlayamayacak :)
Bu siteyi yapmayı düşünen ve harekete geçen benden başkalarının olduğunu da görmek.
uçurtma görmek.
anahtarı, pasaportu, telefonu, giriş kartını, ruju, ajandayı evde unuttum sanıp çantada olduğunu farketmek. her türlü “eşeği önce kaybedip sonra bulan sevgili kul” durumu.
Yazılan tüm yorumları okuduktan sonra çoğuyla hem fikir olduğunu görmek bunları bende yaşamıştım demek :)
evden aceleyle çıktığınızda asansörün katınızda olduğunu görmek
Uyurken sağdan sola rahatça dönebilmek,yemek yerken dişinin ağrımaması,istediğin zaman duş alabilmek,işitebilmek,görebilmek,kendini ifade edebilmek,yürüyebilmek,ve daha nice otomatik olarak yaptığımız,sahip olduğumuz çok önemli değerlerin farkında olabilmek.Bunları yapamadığımız zaman değil,yaparken farkında olarak bu mutluluğun tadını çıkarmak…
Ofise gelen baklavanın genelin aksine cevizli çıkması.
Katta samimi olunsun olunmasın herhangi birinin doğum gününün kutlanması, saat 17:00 itibariyle herkesin iş havasından çıkması.
Cuma günlerinin serbest kıyafet olması. (kimilerinin aksine bizde hala resmi kıyafet giyiliyor)
Kitap arasına koyup unuttuğunuz bir notu, çiçeği, fotoğrafı yıllar sonra bulmak.
vapurda çay&simit keyfinize eşlik eden martılar ve deniz kokusu…
Soyunma kabininden kafayı uzatıp “Pardon, bunun bi küçük bedenine bakabilir miyim?” diyebilmek :)
İş gününün ortasında, açık pencereden temiz havayla birlikte giren akordeon sesi..
Şairin sesinden en güzel şiirin mısralarını hatırlamak…..
“Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.”
“Yaşadın mı büyük yaşayacaksın..”
Ataol Behramoğlu
sevdiğin ya da sadece varlığının bile bu dünya için bir şans olduğunu düşündüğün birinin sonunda severek isteyerek bir adım attığını ve hayatını değiştirmeye karar verdiğini öğrenmek…
- Üzgün üzgün otururken yanınıza bir kedi, köpek ya da bir hayvanın gelerek gözlerinizin içine bakması.
- Gülen bir çocuk
-kahvenin ayrtıcı kokusu
-ilkbaharın habercisi kuş sesleri ve papatyalar
-boğazın kupkuruyken doya doya su içmek
-sıkışmışken otobüsün bi benzincide durması
-gün boyu aç kaldıktan sonra ağza atılan ilk lokma
-farkındalık. nefes aldığının farkına varmak
- Israrla aradığın birinin yarım saat sonra telefonda duyulan uykulu sesi…
- Sevgiline haftalar sonra yeniden ‘Seni Seviyorum’ dediğinde gözlerinde beliren ışıltı
- Çok sevdiğin bir melodiyi defalarca dinlemek ve eleştirilmemek
- Cüzdanındaki küçük gözde unuttuğun bir yirmilik bulmak
- Dondurmanı bir köpekle paylaşmak…
aldığınız elmanın kütür kütür çıkması
(mesela armutun yumuşağı problem değildir de, yumuşak, kepekli, susuz elma ne büyük hayalkırıklığı yaratır tanrım!)
düşünce gücüyle evren kontrolünün sağlandığı anlar: akıldan geçirilen kişinin araması, akıldan geçirilen şarkının radyoda çalması, olsa da seyretsek dediğiniz filmin akşam televizyonda oynaması, istenmeyen toplantının iptal oluvermesi…
- kahvaltı, özellikle pazar sabahları…
Cemal Süreya ‘nın Kahvaltı Şiiri bunu ne güzel anlatır;
Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı
-yepyeni kullanıcılarla bakbuiyihaber.com’un her geçen gün daha popüler olduğunu görmek!
- “sabah uyandığımda dışarı bi baktım her yer bembeyaz” demek…
uzun zaman sonra anneye sarilmak
Birine karşı %100 güven duymak ve aynı hissi verebildiğini hissetmek.
Konuşmadan anlaşabildiğin insanları bulmak ve bunun değerini bilmek.
“aa! hıçkırığım geçmiş!”
aileye nihayet sizden yaşça küçük bir gelin katılması, artık en küçük olmamak, bayram yemeği sonrasında 20 kişiye kahve yapmakla sorumlu olmamak!
limon kokusu
bubu’dan haberler okumak, ulkemizde ne iyi şeyler oluyor demek…
hiç bilmediğiniz bir konuda yeni bir şeyler öğrenmek.. öğrendikçe konuyu/işi daha çok sevmek.. sevdikçe daha çok öğrenmek istemek..
gökkuşağı!
(3 gündür durmadan yağan yağmurun güzel tarafı, Pazartesi sabahı Pazartesi sabahı içimi aydınlattı!)
gökkuşağının mutlu çağrışımları…
“look, look
look to the rainbow
follow the fellow
who follows a dream”
(Fred Astaire’in Finnian’s Rainbow müzikalinden)
- Aşık olmak! Bir resme, o resmin gerçeğine, kuşa, böceğe, çayıra, çimene, yukarıdakine, aşağıdakine, sese, tada, lezzete, eldekine, el-dekine, kendisine, düşüne, kolayına, imkansızına aşık olmak!
“Yorgun argın otururken, kara kara karamsarlamışken, içinizi fenalıklar basmışken bile” ansızın gülümsetir bir bakışın, bir tadın, bir sesin yahut bir tenin kucağında hop diye geliveren aşk. Akıl bizi dürtene kadar!
- Gol yenilince kalkan ofsayt bayrağı :)
- İlkokuldayken televizyonda “Yoğun kar yağışı nedeniyle İstanbul’da” diye başlayan tatil habericisi altyazıyı görmek
- Vapur! Bir şey olmasına gerek yok sanırım, bila kayd-u şart güzel şey vapur!
vapur gerçekten kayıtsız şartsız güzelliktir, bir Sunay Akın şiiri gibi…
Şiiriçi Hatları Vapuru
Nazım Hikmet vapuru
deniz ile arasına
dökülen asfaltı kırar
ve özgürlüğüne kavuşturur
salacak iskelesini
batmak pahasına
Can Yücel vapuru
alaycı bir düdük çalar
savaş gemilerine
ki rakı şişeleri asılıdır
can simitlerinin
yerine
Attila İlhan vapuru
keyfile yarar suları
içinde çünkü sevgililer öpüşür
ve güvertesinde
sigarasını rüzgara karşı yakan
bir katil üşür
Edip Cansever vapuru
denize yansıyan
otel ışıkları altında
gider gelir boğazın en uzak
iki iskelesi arasında
Orhan Veli vapuru
evlerine taşırken
telaş içindeki insanları
küpeştesinden atılan
simitleri kapışır
martı kuşları
Cemal Süreya vapuru
akşamüstleri giyince
ışıklı elbisesini
ince bir duman savurarak havaya
dansa kaldırır
kız kulesini
Sunay Akın
-yarım saat kucağınızda bebekle onun sırtını sıvazlayarak yürüdükten sonra bebeğin geğirme sesini duymak
Salı diye uyandıgın sabahın aslında Cuma’ya ait olması..
Ve hatta abartarak o Cuma sabahında Super Loto’nun sana cıktıgını gorup, o istediğin ev ile senin aranda artık hiçbir engelin kalmadığını görmek..
sinemmm super loto inşallah sana çıkar ama bu mutlu şey bu sayfaya ne kadar yakışır bilemem… Bu sayfa cuma akşamı otoparkkta yer bulunca, bir bebek gülümseyince mutlu olanların sayfası gibi! Bu sayfadakiler sonbahar yapraklarının çıtırtısını seviyorlar, yurtdisinda türkçe konuşan birini duymak mutluluk veriyor. Özetle sevgili sinemmm beleş para, havadan gelen para, kumarla gelen para… bence bu sayfaya uymaz, ama ilk satırındaki Salı diye uyanip Cuma olmasi çok güzel, hele Cumartesi ise tadından yenmez :)
-resmi tatil günü ile haftasonu arasında kalan günün tatil ilan edilmesi
Uzun zamandir konusmadigin birinden telefon, mail vb haber almak
THY disindaki bir h.yolunda soguk sandvic yerine sicak birseyler servis edilmesi
Az mukemmel sekilde kurumus da olsa sonbahar yapraklari uzerinde gezinti
- cuma/cumartesi aksamları tepebaşı katlı otoparkında 5 dk içinde yer bulmak
- guneslı bır gunde arabayı yıkatmayı dusunurken yagmur yagması
sokakta yanınızdan geçen tanımadığınız birinin, “ayakkabılarınıza bayıldım, nerden aldınız??” diye sorması :)
- Barbaros Bulvarından çıkarken yeşil ışık serisini yakalamak, hiç durmamak. Köprünün altına girerken kendini He-man gibi hissetmek ve gölgelerin gücü adına diye haykırmak.
durulmak zorunda kalınan izbe benzin istasyonunun tuvaletinin misler gibi çıkması! bi de aynı benzin istasyonunda limonlu kula soda bulunması!
*Herkesin kucağına gittiğinde ağlayan bir bebeğin sizin kollarınızda iken etrafa gülücükler saçması
*Misafirler için hazırlanmış yiyeceklerin görüntülerini hiç bozmadan tadına bakmak
*TVde güzel bir filmi tesadüfen ve tam da başındayken yakalamak
* yurt dışında çok zor durumda kaldığınızda ve çaresizlik içinde ağlama noktasındayken, uzaklardan gelen güzelim türkçenin bünyeyi endorfinle doldurması (olur mu? olur !)
* krispy kreme’in artık türkiyede olması
* ercan saatçi’nin artık şarkı söylemiyor olması (önce dinleyip bunalıma girerseniz daha lezzetli olur)
* ipod shuffle da birden lerzan mutlu çalması
sipariş ettiğiniz türk kahvesinin, yanında lokumla servis edilmesi
- İstediğin herşeye kadeh kaldırma özgürlüğü ve sonrası “iyi ki geldik beah” dedirten o ilk yudum
- Uzun zamandır görüşemediğin arkadaşına anlatacak bir sürü şeyinin olması
- Dilin ucuna gelen ama bir türlü hatırlanamayan isim,film vs. şeylerin dakikalar/saatler sonra bulunduğunda yaşanan o sevinç anı
- Yeni doğmuş bir bebeğin kokusu
-yürüme bandında 35 dakikanın dolduğunu görmek
-sokak kedisinin, fren yapan arabanın tekerlekleri altında kalmadığını görmek
-öğrenciniz sınav sorularınızı cevaplarken “çok güzel, bunu da bildi, bunu da bildi!” demek
-ilk kez gidilen bir lokantada bilmeden ısmarlanan bir yemeğin iyi bir seçim olduğunu görmek
hatta ilk kez gidilen lokantada grupça bilmeden ısmarlanan yemeklerden en güzelinin ve en doyurucusunun sizin yemeğiniz olması :) (Garsonun elindeki tepsiden tek tek dağıtılan yemeklerden gözünüze kestirdiğinizin sizin önünüze konulması.)
- içinden geçirdiğin şarkının radyoda bir anda çalmaya başlaması.
- sigarayı bozuk para ile alıp, sanki bedava vermişler huzurunun paket boyunca sürmesi.
- sarjı çok az kalan cep telefonunun son bir mesaj yollayıp ondan sonra kapanması.
- dibinde çok az kalan parfümün günler sonra son bir kez daha denendiğinde kocaman 2 adet fıssss püskürtmesi ve yayılan parfüm kokusu.
*Gecenin karanlığında sebepsiz yere uyanmışken saate bakıp işe hazırlanmak için daha çoooook saat olduğunu farketmek
*Yağmurlu,kapalı bir günde yorgan altında televizyon karşısında uyuyakalmak
*Eve çok aç döndüğün akşamlarda ev arkadaşının yemek hazırlamış olması
bütün bölümlerini seyrettiğiniz sandığınız dizinin seyretmediğiniz bir bölümüne denk gelmek
- evdeki kayıp çorap teklerinden birinin diğer tekinin ortaya çıkıvermesi
- kravatta yağ lekesi sanılan şeyin su damlası olduğunun anlaşıldığı an
demlenmiş çay kokusuna uyanmak
- mükemmel şekilde kurumuş sonbahar yapraklarının üzerinde yürürken çıkan hışırtı
- asansöre elim kolum dolu bindiğimde gideceğim kata basılmış olduğunu görmek
- almayı unuttuğumu, marketten dönerken farkettiğim bir malzemenin evde bulunması
- deli gibi yağmur yağarken ilk denemede taksi bulmak
- taze biçilmiş çimlerin yemyeşil kokusu
- yeni sürülen ojenin hiç bir tarafının çizilmeden, bozulmadan kuruması