Çevre mühendisiyim ve Avrupa Lefke Üniversitesi’nde 3 yıldır öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Çevre konusunda yıllarca çalışan diğer arkadaşlarım gibi benim de dünya görüşümde çevre duyarlılığı ağır basıyor. Akşamüstü eve giderken katımdaki tuvaletin ışığını söndürmek ve (nedense) açık bırakılmış muslukları kapatmak gibi kolayca fark yaratacağını düşündüğüm davranışları görev ediniyor, bu arada kendi karbon ayakizimi de en aza indirmeye çalışıyorum.
Gençlerin bazı konulardaki duyarsızlıkları ise hayret verici; mesela Gemikonağı sahilinde enfes günbatımı manzarası eşliğinde bira içen öğrencilerimizden bazıları, daha sonra boş şişeleri niye yere atıp kırıyor, hiç anlam veremiyorum!
Çöp toplayan birinin bir daha yere çöp atmayacağına ve atanları uyaracağına; böylelikle de bir domino etkisi oluşacağına inanıyorum. Bu yüzden, Çevre Kulübü başkanı olarak geçtiğimiz haftasonu bir çevre temizlik kampanyası düzenledim üniversitede, öğrenci işlerinden sorumlu dekanımız Maria’nın da yardımıyla. Etkinliğin Cumartesi 10.30’da olacağı, kampüsün içinde ve etrafında çöp toplayacağımız tüm üniversiteye duyuruldu. Lefke Belediyesi’nden çöp torbaları, sponsorumuz Port İsbi’den tişörtler alındı. Her şey hazır.
Cumartesi sabahı 10.30’da buluşma noktasındayım. Kaç öğrenci gelmiş diye etrafa bakınıyorum. Daha kimse yok. Bazı öğrenciler biraz ilerde küme oluşturmuş. “Hah tamam” dedim, seslendim:
- “Çocuklar, çevre temizlik kampanyasına mı geldiniz?”
- “Yok hayır, Magosa’ya gideceğiz, otobüs bekliyoruz.”
Aldığım cevap üzerine kendi kendime söylenmeye başladım: “Aman Ayşen, Cumartesi sabahı çocuklar bu saatte kalkar da çöp toplamaya gelir mi? İnsaf!”
Neyse. İçimdeki öteki ben (kendisine Şenay diyelim) daha fazla söylenmeden ikisi Nijerjalı, biri Türk üç öğrencimin boy göstermesiyle bir oh çektim. Sayımız 10’a çıkınca başlamaya karar verdik. Otobüs durağında bekleyen öğrenciler de otobüs gelene kadar katkı vereceklerini söyleyince 15 öğrenci ve üç hoca kolları sıvadık. Şinasi Bey’in belini tuta tuta çöp toplaması pek hoştu doğrusu! Belinden rahatsız hocamız hiç oralı olmadan çalıştı bizimle birlikte.
Aktivitemizi gören ve birşeyler yemekte olan öğrencilerin de katkılarıyla, bir kaç saatin sonunda 10 büyük boy çöp torbasını tıka basa doldurmuştuk. Pek moralsiz başladığım gün gayet mutlu bitti; insanın kendini faydalı hissetmesi güzel şey. Umarım temiz çim görüntüsünü korumak için herkes üstüne düşeni yapar. Emeği geçenlerin eline sağlık…
Prof. Dr. Ayşen Türkman








Bunu askerde yapardık. Mıntıka temizliği derdik. Kibrit çöpünü bile toplardık. 1973 yılında İngiltere’ye bir izcilik etkinliğine okul adına davet almıştık. Ben de gönderilmiştim. Ta orada ingiliz izcilerle birlikte bir plajı boydan boya çer çöpden temizledik. İzci kamplarında da aynı işleri yapardık. Şimdi yere bir kırık kibrit çöpünü bile atamıyorum. Demek istediğim çöpü toplama emeği veren kişi çöpünü ratgele atmaz. Bu yüzden bence bu tür etkinlikler tüm okullara yaygınlaştırılmalıdır. Hatta her sabah okul bahçesinde topluca bir mıntıka temizliğinden sonra dersler girilmeli. Bu yararlı ve anlamlı çabayı kutluyorum.