Bir ay kadar önce Pinki’nin mutlu hikayesini yazmıştım; otoyolda yaralı bulunduktan sonra iyileşmesinin ve sahiplendirilmesinin ümit verici hikayesini.
Ve onun şimdi iyi olmasının sanki her şeyi kısa bir süre için de olsa “iyi” ettiğini.
Onlarca, yüzlere Pinki’yi iyi etmeye çalışan “Kalbimiz Sokakta Atıyor” projesini biliyor musunuz peki?
“Kalbimiz Sokakta Atıyor”, bir grup genç kadının 2006’da kurduğu Barınak Gönüllüleri Derneği’nin bir ürünü.

Kendilerini hayvan hakları savunucu olarak tanımlayan bu müthiş kadınlar sokaktaki sahipsiz hayvanlara yaşama hakkı sağlamaya çalışıyor.
Kalbimiz Sokakta Atıyor projesi için 2007-2008 yılları arasında Ajda, Nil Karaibrahimgil, Hande Yener, Ceza, Sezen Aksu gibi pek çok sanatçının da desteğiyle tanıtım ilanları hazırlıyor, konserler düzenliyorlar.




Bu konserlerden elde ettikleri gelirle de bir hayvan nakil ambulansı alıyorlar. Proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ortaklaşa yürütüldüğünden, ambulansta belediye tarafından istihdam edilen veterinerler görev yapıyor.

Yol kenarında kaza geçirmiş, hasta, tehlikede bir hayvan gördüğünüz zaman hayvan ambulansını arayarak ihbar edebiliyorsunuz; olay mahaline gelen ambulans yaralı hayvana ilk müdaheleyi uyguluyor ve onu en yakın kliniğe götürüyor.
Dernek, tedavi edilen hayvanların daha sonra sahiplendirilmesi için de çalışıyor.
***
Sanırım Avatar’ı en son seyreden insanlardan biriyim, dolayısıyla sizin izlediğinizi varsayıyorum.
Muazzam teknolojisi bir yana, hikayesi biraz zayıf, karakterleri biraz fazla karikatürize olmakla birlikte, bir sahneyi özellikle tüyler ürpertici ve gerçekçi buldum.
“Yerli”lerin evi insan eliyle harap edilirken, “beyaz adam”ın eserini ekrandan seyreden diğer beyaz adamlar sebep oldukları katliama ve zulme inanmaz gözlerle baktılar ya hani. Taraftarı oldukları, veya en azından karşı çıkmadıkları o projenin neye mal olduğunu kendi gözleriyle gördüklerinde kanları çekildi, utandılar, dehşete kapıldılar.
Benzerlik olağanüstü değil mi?
Tepsi burunlu, kocaman ve mavi olsunlar; ya da minik, pembe burunlu, koca kulaklı ve uzun bıyıklı olsunlar, aynı havayı soluduğumuz canlılara yaşama şansı vermek; özen göstermek zorundayız.
Anlamlı bir şekilde varolmamızın tek yolu bu çünkü.
***
Eğer siz de mutlu sonlara inanıyorsanız, derneğe bağış yapabilir, hayvan ambulansında gönüllü olarak çalışabilir, veya yardıma ihtiyacı olan bir hayvan gördüğünüzde 153′ü arayarak Beyaz Masa’ya ihbarda bulunabilirsiniz.
İletişim bilgileri:
Barınak Gönüllüleri ve Hayvanlara Yaşam Hakkı Derneği (http://www.bgd.org.tr)
Adres: Bahariye Caddesi, Dr.İhsan Ünlüer Sokak No:14/2 34770 Kadıköy-İstanbul
Telefon: 0216 449 90 52-53
E-mail: info@bgd.org.tr – ofis@bgd.org.tr









Etiketler:hayvan barınağı, hayvan hakları