Henüz okula gitmediğim dönemde nenemlerin evinde çekilmiş bir fotoğraf hatırlarım; gözünde yakın gözlükleri, pür dikkat bir ifadeyle kitap okuyan dedem; yanında da elinde tepetaklak tuttuğu kitabı okuma numarası yapan torun, ben!
Dedesini-nenesini tanıma, onlarla birlikte yaşama fırsatı bulan çocuklar şanslı çocuklardır, başka türlü sever-sevilir onlar. “Evlat kemik, torun ilik”tir ne de olsa.
Benim şansım, ayrıca çok okunan-yazılan, düzgün konuşmaya önem verilen bir ortamda büyümem oldu. Kelimeleri, dili, okumayı sevmemde özellikle dedemin payı büyüktür.
O yüzden, kendini okumanın keyfinden mahrum bırakan insanlara ne kadar şaşıyorsam, insanları okumaya kışkırtan faaliyetler de o denli mutlu ediyor beni.
***
Dipnot Kitap İzmir Amerikan Koleji mezunu hanımların 2002 yılında kurduğu bir kitap kulubü. 2 haftada bir buluşarak önceden belirleyip okudukları kitapları tartışıyor; beyin kıvrımlarına cimnastik yaptırıp, gri hücrelerini diri tutuyorlar.
Merakları, zevkleri, beğenileri oldukça çeşitli; şu ana kadar okudukları 200’ü aşkın kitabın içinde Oscar Wilde, Marcel Proust, William Faulkner, James Joyce, Pablo Neruda, Paul Auster, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Tomris Uyar, Tezer Özlü gibi dünya ve Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden, romanlar, hikayeler, tiyatro oyunları ve şiirler yer alıyor.

Dipnot Kitap Kulubü üyeleri (soldan sağa): Emel Buldanlıoğlu, Ayşen Dursun, Aydan Musal, Serra Çalık, Yücel Nural, Semra Dinçer, Eren Arcan (ortada), Deniz Şarman, Rakella Asal, Nevcihan Oktar, Arzu Yıldırım, Bergün Kardeş, Bahar Vardarlı (ayakta))
2006’da internetle haşır neşir olmaya başladıktan sonra, dipnotkitap.net’i kurarak, burayı ciddi bir arşiv haline getirmişler. Toplantı notlarını siteye aktarıyor, yabancı kaynaklardan çeviriler yapıyor, yazarla röportajlar, makalelere yer veriyorlar. Zaman zaman konuk yazarlar, konuşmacılar çağırıyorlar toplantılarına, sevdikleri yazarlar için anma günleri gerçekleştiriyor, kimi kitap günlerini film de izleyerek çeşnilendiriyorlar.
Kulubün üyelerinden Bahar Vardarlı iple çektiği kitap buluşmaları için şöyle diyor: “Evet, çarşamba sabahları kişiliğimin pürüzlerini törpülüyorum, kendimi zenginleştiriyorum, ruhumu besliyorum desem hiç de abartmış olmam sanıyorum. Yalnız bir sakıncası var bu tatlı çarşambaların, gözlerimin hipermetropundaki artış…”
İşin güzel tarafı şu ki, sırf kendileri değil zenginleştirdikleri; aldıkları keyfi eşlerine, çocuklarına, torunlarına da bulaştırıyorlar kuşkusuz.
Ne mutlu.







beni çok mutlu eden, ülkemizin geleceği konusunda umutlarımı artıran bu gibi haberleri sadece bakbuiyihaberi okuyarak öğreniyorum, bu site dışında bu olayları duymak mümkün değil. ne güzel bir iş yapıyorsunuz, iyi haberlerinizin yeni yılda daha da artması dileğiyle…