İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın 2000 yılında başlattığı köy konserleri, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından 2010 yılının örnek projesi gösterilerek tüm Türkiye geneline yayılacak.
Projenin ilk müdürlük döneminde başladığını belirten İZDSO Müdürü Kenan Gökkaya, Türkiye’nin 10 yıl içinde 168 köyde konser veren tek senfoni orkestrası olarak projelerine destek almanın onurunu yaşadıklarını söyledi.
Gökkaya, “Türkiye’deki sanatçıların bir defa dahi olsa da köylere gitmesi gerekiyor. Eskiden kültür yayılmacılığını aşıklar yapardı. Köydeki insanlara güzel sanatları bir kez dahi olsa göstermek, yaşatmak gerek. Geçen yıl yüz köye klasik müziği ulaştırdık. Van Akdamar’dan Türkiye’nin bir ucuna gidebildiğimiz kadar köye gideceğiz” dedi.
Kültür Bakanı Günay’ın geçtiğimiz Eylül ayında, İzmir’in Menderes ilçesi Çatalca köyünde ‘18 köy, 1 konser’ adlı organizasyona katıldığını ve 25 aylık bakanlık süresinde en etkilendiği konser olduğunu söylediğini hatırlatan Kenan Gökkaya, “2010 yılının projesi olarak tüm Anadolu’da konserler verilmesi için iki gezici otobüs hazırlanıyor. Türkiye’de altı senfoni orkestrası var. Kentlere odaklanmış, merkezden dışarı çıkmıyorlar. Sanatçı vicdanımızı rahatlatmak için Türkiye’nin dört bir yanına gitmeye devam edeceğiz.” dedi.
İZDSO Haziran ayında da Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Mehmetalan Köyünde, traktör römorku üzerinde, gaz lambaları eşliğinde bir konser vermiş; Mozart’tan Aşık Veysel’e, Vivaldi’den Yunus Emre’ye uzanan geniş bir repertuvar, 9 köyün sakinlerinin beğenisine sunulmuştu. İZDSO ekibi, konserin ardından geceyi Mehmetalan Köyünde
geçirmiş, sanatçılar, ikişerli-üçerli gruplar halinde köy sakinlerinin evlerinde ağırlanmıştı.
Global bir dünyada, köyde yaşayanların birçok şeye bilgisayar aracılığıyla kolayca ulaştıklarını dile getiren Gökkaya, şöyle konuştu:
”Artık birçok şey, bilgisayarın ucunda. Köylerde pek çok şey var, ama kentte olup da köyde, ilçelerde olmayan tek şey sanat. Köylü üretir ve her zaman ürettiğinin en iyisini kente yollar, yolculuk hep köyden kente olur. Kentin de yılda hiç değilse bir kez köye bir şeyler sunması gerekiyor anlayışıyla yola çıktık. Her sanatçı yılda en az bir kez köylere ulaşmalı.”









Güzel bir şey tabi. Her şeyin ekonomi yörüngesi etrafında döndüğü bir çağda iyi bir adım. Ben de bir kasabada büyüdüm ve lise dahil orada okudum. Bu süreçte (18 yıl) kasabaya sadece bir kez gönüllü bir tiyatro ekibi geldi. Hadi bizim ülkemizdeki sanat camiası diğer medeniyettekilerden pek örnek almıyorlar peşlerindeki kitleleri bazı yardım faaliyetlerine yönlendirmeye. (İstisnalar hariç; misal G.E. Ana Okulları Projesi vb.) De TRT’mizin saz ve söz sanatçıları, radyocuları bilmem neleri? Hani bunlar devlet memuru sayılır bir çıkıp ülkemin köylerini dolaşsalar nasıl olur?