Darüşşafaka’nın kucak açtığı yetim çocukların köyündeydik önceki gün, Bilge köyü…
Başlangıçta kaderin yeni bir yaşama doğru yelken açmasındaki endişe ve heyecan vardı çocuk gözlerinde.
Sonra yerini ilkleri tatmanın neşesine bıraktı endişeler.
Köyden ayrılma vakti geldiğinde, Mehmet Ali’nin ablasının gözlerinden ayrılık acısı damlamaya başlamıştı.
Şarkılarla düştük Diyarbakır yoluna.
Ayrı dilden konuşsak da, sözcükler dökülürken çocuk ağızlardan, kardeşlik türküleri dinledik.
Çizmeci Köşkü’nde Nedim Çizmeci dostumun akşam yemeğine konuk olduk.
Sonra, Erdebil Köşkü’nde “Kürt Açılımı”nı tartışan gazeteci Ruşen Çakır ağabeyleriyle sohbet etti bir kısmı, uykuya dalmadan önce.
VIP konuları olarak uçağa en son binerlerken, kaptan pilot el salladı onlara…
İstanbul’a indikten sonra, heyecanlı gözler çoktan merakla etrafı seyretmeye dalmıştı bile.
Onlar şimdi Darüşşafaka’lı…
Hilal, Zeynep, Remziye, Mehmet Ali ve İnan… Yuvamıza hoş geldiniz…
***
Bu arada, Nuri Batır hocadan söz etmezsem haksızlık etmiş olurum.
63 yaşında, olağanüstü güçlü bir fizik yapısına sahip. Diyarbakır Ortadoğu Koleji’nin beden eğitimi hocası.
Acı olayın ardından oluşan ilk kalabalığın çekilmesinin hemen ardından köyün kavaklığına çadırını kurmuş. O gün bugündür çocuklarla haşır neşir.
Kavaklara uzay salıncakları, borulardan oluşan bir kafese ipler, salıncaklar, ağırlık çalışması için kovalar asmış. Kulplu beygir ve trambolinler yerleştirmiş; her şey rengarenk.
Malzemeleri Ortadoğu Koleji’ni ikna ederek temin etmiş.
Kendi buluşu olan “ipte yoga” çalışmalarına başlatmış çocukları. Hafta arası Mardin’e yüzme yüzme havuzlarına götürmüş. 10 günde yüzme öğrenme kitabının yazarı Nuri Hoca, çocukları tüm yaşanan acılardan uzaklaştırıp spora odaklaştırmış.
Çadırından çıkardığı seyyar dikiş makinesi ile her çocuğa gösteri kıyafeti dikmiş. Karton şablonla da Bilge Köyü Barış Çiçekleri yazmış sırtlarına.
Tüm bunları hiç menfaat beklemeden köyün ortasına kurduğu çadırında yatıp kalkarak yapıyor.
Bana, bir dönem Darüşşafaka’da gönüllü ders veren hocaları hatırlattı. Çocuklar adına minnet duydum; eli öpülesi saygıdeğer bir insan. Bir çok köye gezici spor tesisi de götürmüş olan Nuri Hoca: “En iyi 3 jimnastikcimi götürüyorsunuz Daçka’ya. Halbuki 30 Ağustos’da gösterimiz vardı. Ama onlar adına çok mutluyum. Çağrılırsam gelir, aynı sistemi Darüşşafaka’ya da kurarım” diyor.
***
Fotoğraflar bütün gün dinlenmeden deklanşöre basan Erdinç Ergenç kardeşimin çekimleridir. Bu güzel olayı belgelemedeki çabaları için yürek dolusu teşekkürlerimi sunarım.
Davut Ökütçü, DS 58-65
28 Ağustos 2009
***
Editorün notu: Mardin’in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge Köyü’nde yaşanan hazin olayda anne ve babasını kaybeden beş çocuk eğitimlerini Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda sürdürecekler. Öğrenciler, 27 Ağustos 2009, Perşembe günü okula başlamak üzere İstanbul’a geldiler. Bu öğrencilere, Darüşşafaka Eğitim Kurumları Rehberlik Servisi tarafından dört günlük özel bir oryantasyon uygulandı. Öğrenciler daha sonra, Darüşşafaka Eğitim Kurumları giriş sınavına girerek eğitim hakkı kazanan 123 öğrenci ve beş şehit çocuğu ile birlikte 30 Ağustos – 7 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan oryantasyona katıldılar.







