başka türlü bir yer...“Kimsenin dışlanmadığı, kimsenin yok sayılmadığı, yeni bir dünya için, bizim kapımız açık. Bir kahvemizi içerek siz de yüreğinizi açar mısınız?” davetiyle, Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından, Biofarma ilaç firmasının da katkılarıyla 5 Haziran 2009′da Ankara’da açıldı Mavi At Kafe. Mavi At’ı diğer kafelerden ayıran en önemli özelliği çalışanlarının şizofreni hastalarından oluşması.

Neden Mavi At ?

Çalışmak ve iş sahibi olmak tüm insanların yaşamında ve yaşamlarında doyum sahibi olmada çok önemli bir etkiye sahiptir. Günlük yaşamımızdaki temel ihtiyaçlara sahip olmaya giden yolda doğal olarak bir gelire ve istihdama ihtiyacımız vardır. Daha da önemlisi çalışmak, bireyin içinde yaşadığı topluma ait olma hissini, üretkenliğini ve özgüvenini sağlayan bir eylemdir. Şizofreni ile birlikte yaşarken, çeşitli düzeylerde düzelme veya iyileşme gösteren bireyler için toplumla bağ kurmak ve onların gündelik yaşamlarındaki düzenlerini sağlamak açısından ise ciddi bir gerekliliktir.

Maalesef iş yaşamı ve çalışmanın sunduğu bu olanaklardan şizofreni hastaları toplumun çoğunluğunda yaygın olan damgalanma nedeniyle gereğince yararlanamamaktadırlar. Toplum, ruhsal rahatsızlığı olan kişilerin topluma katkıda bulunabilecek ölçüde asla iyileşmeyeceklerini, dengelerinin tümüyle bozuk olduğu, ne zaman ne yapacaklarının belli olmadığını ve çevreye zarar verebileceklerini düşünebilir. Bu olumsuz önyargılar şizofreni hastalarının topluma katılmalarını, çalışarak işlevsel olma ve gelişmelerini engelleyecek davranış ve tutumlara yol açmaktadır.

İşverenler şizofreni hastalarının iyi işçiler olmayacaklarını, üretemeyeceklerini ve ”başlarına dert olacağını” düşünerek, mevcut yasalara rağmen onlara iş vermekte direnmektedirler. Bir biçimde iş sahibi olanlar ise, sayısız zorluklarla karşılaşmakta ve bu nedenle daha düzelmeleri bir yana, sağlıklarında kötüleşmeye maruz kalmaktadırlar.

Bu durum öylesine yaygındır ki, ücretsiz iş karşılığı çalışmak isteyenler bile reddedilebilmektedir.

mavi at cafe“Mavi At: İstihdamdan Toplumla Bütünleşmeye” projesi, Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun bugüne dek verdiği uğraşların neredeyse en somut çıktısı olan bir projedir. Bu proje ile kısaca şehir merkezinde toplumun hemen her kesiminden insanların uğrak yeri olabilecek bir alanda oluşturulan bir kafe-kültür-yaşam ortamı aracılığı ile hem şizofreni hastalarının çalışması sağlanıyor, hem de toplumla bütünleşmelerine olanak tanınıyor.

Hasta yakınlarından ve gönüllülerden oluşan bir grup fiili iş birliği yapıyor ve ruh sağlığı ekibi kafe ile bağlantısını gönüllü ve daimi sürdürüyor.

Burada, sunulan hizmetlerin yanı sıra, çeşitli üreticilik ve yaratıcılık içeren etkinlikler düzenlemekte hedefleniyor. Böylelikle hastaların çalışarak para kazanabileceklerini kanıtlayabilmelerine, hem de toplumla bütünleşebilmelerine olanak tanınmış oluyor.Mavi At Tişört

18 şizofreni hastasının 4′er saatlik 3 vardiya ile çalıştığı kafede, personelin başında, şizofreni hastası kardeşini kaybetmiş olan bir hasta yakını bulunuyor.  Zengin bir menüsü ve internet bağlantısı olan kafede imza günleri, resim-fotoğraf sergileri, şiir dinletileri, ikinci el kitap satışı gibi aktiviteler de yapılması planlanıyor. 

Mavi At’ın Öyküsü    

Bir şehir
bir hekim
bir devrim

Trieste…

Akdeniz’de İtalya’nın Adriyatik kıyılarındaki bu küçük şehir pek çok insan için farklı çağrışımlar yaratabilir. Bir ruh hekimi için ise Trieste, “toplum psikiyatrisi” kavramının ilk kez yaşama geçirildiği bir devrimin coğrafyası olarak anlam kazanır.

Yetmişli yılların başında İtalya’da büyük akıl hastanelerinin kapatılmasını ve toplum içinde tedavi anlayışını amaçlayan bir hareket başlatılmıştı. 1971′de Trieste’deki akıl hastanesinde 1200 hasta ”yatıyor”du. İtalyan sağlık sisteminde o dönemde gerçekleştirilen reformla birlikte, ruh sağlığı bütçesinin %94′ü toplum odaklı merkezlerin kurulmasına, sağlık ve sosyal hizmetlerin entegre edilmesine ayrıldı. Bu dönüşüm sonrasında, hastaların iş edinme oranlarında artış, işlevselliklerinde yükselme ve suç oranlarında azalma gözlendi.

1974 yılına gelindiğinde ise, hastanenin kilitli kapıları açıldı ve hastaların diledikleri zaman dışarı çıkmalarına fırsat verildi. Hastane yıkıldı ve hastane çalışanları ile halk el ele vererek iki buçuk metre yüksekliğinde, ahşaptan mavi bir at yaparak hastanenin girişine yerleştirdiler. Geçmişte hastane faaliyetteyken hastane çalışanlarından başka hiç kimsenin dışarı çıkma hakkı olmadığı kurumdan çıkmasına izin verilen tek canlı çamaşırhaneden kirli çamaşırları dışarı götüren bir attı. Köklü değişiklikle birlikte bu at bir bakıma özgürlüğün ve toplumdan kopmamanın bir sembolü haline geliyordu.

Mavi At Kafe
Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi 31/8 Beşevler Ankara
Tel:  0312 212 00 06