“Kardeşini Seç” sitesi ile Mart 2008′de karşılaştım. Anasayfalarındaki kalbi gördüğümde benim kalbim de küt küt atmaya başladı. Hemen bir kardeş bulmalıydım. “Evet ama hangi şehirden olsun?” diye düşündüğümde en fakir illerimizden biri olan Gümüşhane’yi seçtim tereddüt etmeden. Erkek çocukları da çok seviyorum ama doğuda kız çocuk okutmanın çok önemli olduğunu bir kadın olarak bildiğim için olsa gerek, şimdi Gümüşhane’de Nebiye adında, bir manevi kız kardeşim var.
 
Gerçek bir kardeşim olsaydı da sanırım onun gibi olurdu. Çekingen, sessiz ve sakin; oynamaya gelince bir oyun canavarı. Kardeşimle tanıştığımızdan beri birbirimize kattığımız pek çok güzel şey oldu. Örneğin Nebiye ile tanıştığımda ilkokul 3. sınıftaydı ve okuma yazma konusunda oldukça gerideydi. Psikolojik nedenlerden ötürü 1. sınıfta diğer arkadaşlarından geri kaldığı ve okullarda sınıfta kalma diye bir durum olmadığı için şu anda diğer arkadaşlarını derslerde yakalayamıyordu. Benimle tanıştıktan sonra ne mi değişti? Artık okuluna daha bir istekle gidiyor ve okuma-yazması biraz daha iyi hale geldi.
 
Nebiye’yle yıl boyunca fırsat buldukça mektuplaştık. Her mektubunda beni görmeyi çok istediğini belirtiyordu. Ben de artık bu sene Nebiye’yi görmeye karar verdim. Ama görüşmemizden önce anlatmam gereken bir Kırmızı Başlıklı Kız hikayesi var.

Her şey geçen yıl Nebiye ve arkadaşlarının Kırmızı Başlıklı Kız piyesini oynamalarını önermem ve okul yönetimi tarafından bu teklifimin kabul edilmesiyle başladı. Kostümleri hazırlamayı da ben üstlenmiştim. Hemen dikişe başlamalıydım ama nasıl? (Hayatımda düğme, sökük ve bebek elbisesi dikmekten öte bir dikiş deneyimim olmadığını belirtmeliyim.) Buna rağmen ilk denememde kırmızı bir pelerin dikmeyi başardım. Daha sonra, yoğurt kutusundan kırmızı başlıklı kız sepeti de yaptım. Sırada maskeler, anneanne geceliği, kurt kıyafeti vardı… Hımmm, sandığım kadar kolay olmayacaktı galiba.

Bu vesileyle dikiş kursuna başladım. Saydığım diğer kıyafetleri dikmenin o kadar da kolay olmayacağını anladıktan sonra eksik kalanları satın almaya karar verdim. Tavşan ve çeşitli hayvan maskeleri bulmak kolay oldu da… kurt maskesi bulmak zormuş. Ben de “Kedi maskesi ile idare etsinler işte” derken, eşim öyle bir kurt maskesi bulmuş ki görünce ben bile korktum.
 
Neyse, uzatmayalım. Çocuklar piyes kıyafetlerini görünce çok sevinmişler. Erkeklerin hepsi kurt olmak istemiş. Ancak okullar kapanmadan piyesi oynamaya fırsat olmamış. Bu sene başında, Nebiye ve sınıf arkadaşları, yeni öğretmenleri sınıfa girer girmez ona piyes kıyafetlerini içeren koliyi göstermişler, o kadar istiyorlarmış piyesi oynamayı.
 
Kırmızı Başlıklı Kız, bu sene 23 Nisan’da sahneye kondu sonunda Nebiye ve arkadaşları tarafından. Nebiye sandığınız gibi Kırmızı Başlıklı Kız değil, Tavşan rolündeydi. Nebiye’nin anlattığına göre piyes tüm okul tarafından çok beğenilmiş. Kostümler de önümüzdeki sene tekrar oynanmak üzere dolaba kaldırılmış.

NebiyeNebiye, kırmızı başlıklı kız kostümünü oyundan sonra bir kez olsun giymek istedi. Ancak dolaba kaldırılan kostüm yerine, 15 Mayıs’ta Nebiye’yi görmeye gittiğim zaman yanımda götürdüğüm (ve bu sefer daha profesyonelce diktiğim!) pelerin ve kırmızı şapkayı giydi. Çocuk kalbi işte… Kırmızı Başlıklı Kız olmak istemiş… Böylece Nebiye, bu sene hem tavşan hem de kırmızı başlıklı kız olmuş oldu.

Bir okul için tek bir bireyin bile o kadar çok katkısı olabiliyor ki… Ansiklopediler, sözlükler, okuma kitapları, giysiler. Nebiye’lerin okulunun ise şu anda çocukları köylerine ulaştırabilecek ek bir servis aracına, daha çok bilgisayara ve temizlik malzemesine (sabun) ihtiyaçları var. Belki hikayemi okuyan ve kalbi çocuklar için atan birileri bu küçük çocukları sevindirmeyi başarır.

Okulun iletişim bilgileri şöyle:

Tekke Cumhuriyet Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, Tekke Beldesi, Gümüşhane

Müdür Yardımcısı: Zülküf Devran

Telefon: 0 456 242 26 49